GEÇİŞ DÖNEMİ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

GEÇİŞ DÖNEMİ

EDEBİYAT > İSLÂMİ DÖNEM (DİN DÖNEMİ)
DİN DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
(İSLÂM UYGARLIĞI ÇEVRESİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI)

>GEÇİŞ DÖNEMİ<

XI.-XII. YÜZYILLARDA İSLÂMİYET VE TÜRK KÜLTÜRÜ:
*Türkler, Müslümanlarla ilk defa Hz. Ömer’in halifeliği sırasında yapılan fetihler sırasında karşılaşmışlardır.
*751 yılında Talas Savaşı’nda, Türklerin, Çinlilere karşı Müslümanlarla aynı safta yer almaları bu iki kültürü birbirine iyice yaklaştırmıştır.
*Türklerle Müslümanlar arasında VII. yüzyılın ortalarından, 10. yüzyılın sonlarına kadar devam eden askerî, siyasî ve ticari ilişkiler, Türklerin büyük bir çoğunluğunun İslam dinini tanıyıp kabul etmesini sağlamıştır.
*Toplumda meydana gelen inanca bağlı değişiklikler sosyal hayatı bütünüyle etkiler, değiştirir.
*Pagan inanışı, Şamanizm ve Gök tanrı inancı Türklerin ilk dinî inancını oluşturuyordu.
Göktürkler > Gök Tanrı İnancı
Uygurlar > Budizm, Mani Dini
Karahanlı Devleti > İslamiyet
*Türklerin İslamiyet’i kabul etmeleriyle birlikte inançları tamamen değişmiştir.
*Türkler, İslamiyet’le 10. yüzyıldan 19. yüzyılın sonlarına kadar etkisini devam ettiren yeni bir medeniyet ve kültür dairesine girmişlerdir.
*Bu medeniyetin etkisiyle yerleşik hayata geçmişlerdir.
*Yerleşik hayata geçince de dünyaca tanınan şehirler ve kültür merkezleri kurmuşlardır.
*Bilim, sanat, edebiyat, sosyal hayat, devlet sistemi gibi alanlarda büyük ilerlemeler sağlamışlardır.
*Bir yaşam biçimi olarak kabul edilen İslam dini, edebî ürünlerde de yeni şekillenmelere zemin hazırlamıştır.
*11. yüzyıl ile 12. yüzyıllarda Türk edebiyatı bir geçiş dönemi yaşamıştır.
*Arap ve Fars edebiyatının etkisiyle Türk edebiyatı, yeni biçim ve içeriklerle zenginleşmiştir.
*Türk sanatçıları, ilk önceleri Arap ve İran edebiyatlarında çok yaygın olan bazı eserleri tekrar yazma yoluna gitmişler; ancak zaman içinde içerik ve üslup yönünden özgün ve üstün eserler ortaya koymuşlardır.
*Edebiyat, İslamiyet’ten önceki sözlü kültürün devamı olan Halk edebiyatı ve İslam düşüncesiyle yoğrulmuş, İslam’ın daha çok etkisinde kalan Divan edebiyatıyla birlikte gelişmeye devam etmiştir.
*Kendine özgü nitelikleri ve kurallarıyla “Divan Edebiyatı” adını verdiğimiz dönemin oluşumu 13. yüzyıla kadar gider.
*Daha sonra bu edebiyat anlayışı, 19. yüzyıla kadar etkin bir şekilde sürer.
*Öte yandan, İslamiyet’ten önceki “Sözlü Edebiyat Dönemi”, İslam kültürünün etkisiyle içeriğinde küçük değişimlere uğrayarak “Halk Edebiyatı” adıyla gelişimini sürdürür.
*Yani, bir anlamda “Halk Edebiyatı” dediğimiz edebiyat, İslamiyet’ten önceki edebiyatımızın İslam uygarlığı altındaki yeni şeklidir. Oysa “Divan Edebiyatı” tamamen dinin etkisiyle şekillenmiş bir edebiyattır.
*Türklerin Müslüman olduğunu kabul ettiğimiz 10. yüzyılla, Divan edebiyatının başlangıcı olarak kabul edilen 13. yüzyıl arasında İslamiyet’in etkisi altında verilmiş olan, bir anlamda geçiş dönemi ürünlerimiz sayılan eserler yer almaktadır.
*İslâmî dönem Türk edebiyatının ilk ürünleri 11. ve 12. yüzyıllarda ortaya çıkar.


Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı Eserleri (İlk İslami Ürünler) Şunlardır:
Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacip
Atabetü'l Hakayık - Edip Ahmet Yükneki
Divan-ı Lügat'it Türk - Kaşgarlı Mahmut
Divan-ı Hikmet - Ahmet Yesevi

Geçiş Dönemi Türk Edebiyatının Genel Özellikleri:
*İslamiyet öncesi kültür ile İslami kültür iç içedir.
*Bir yandan, eski edebiyat anlayışı sürdürülürken, diğer yandan yeni medeniyetin edebiyat anlayışına uygun eserler verilir.
*Bu dönemde ortaya konulan eserler genelde didaktik (öğretici) niteliktedir.
*Metinlerde öğretici metin özellikleriyle sanat metni özellikleri çoğunlukla iç içe geçmiştir.
*Eserlerde toplum hayatını şekillendirme ve yönlendirme amacı güdülmüştür.
*Eserlerin temel amacı İslamiyet'e yeni girmiş ve İslamiyet'i tam olarak tanıyamayan Türklere İslamiyet'in güzelliklerini ve erdemlerini öğretmektir.
*Bu dönem eserlerinde insanları hırs, kin, bencillik gibi özelliklerden uzaklaştırıp onlara doğruluk, sabır, cömertlik gibi davranışlar kazandırma çabası ön plana çıkmıştır.
*Arapça ve Farsçanın etkileri görülmeye başlanmıştır.
*Dile Arapça ve Farsçadan sözcükler girmiştir. Ancak Türkçenin hâkimiyeti devam etmektedir.
*Bu eserler Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır.
*Uygur alfabesi yanında, Arap alfabesi de kullanılır.
*Arap ve Fars edebiyatında kullanılan nazım şekilleri ile eserler verilmeye başlanmıştır.
*Şiirlerde, hem millî nazım birimi olan dörtlük, hem de yeni şiirin nazım birimi olan beyit kullanılmıştır.
*Hece ölçüsüyle beraber aruz ölçüsü de kullanılmaya başlanmıştır.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön