EDEBİYAT VE GERÇEKLİK - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

EDEBİYAT VE GERÇEKLİK

EDEBİYAT > EDEBİYATA GİRİŞ
 
EDEBİYAT VE GERÇEKLİK:

*Edebî eserin temel özelliklerinden biri de sanatçının, eserinde meydana getirdiği dünyadır.
*Edebî eserde, dış dünya, insan ve insana özgü özellikler, kurmaca yoluyla dile getirilir.
*Edebî eserlerde oluşturulan dünya, tamamen hayalî değildir.
*Dış dünya dediğimiz “gerçek dünya” ile bağlantılıdır. Fakat gerçeğin tıpatıp aynısı da değildir.
*Gerçeğin olduğu gibi yansıtılmaya çalışıldığı metinler, bilimsel metinlerdir.
*Sanatçı, görüp duyduklarından etkilenir, onları yeniden biçimlendirir ve hayalinde yorumlar. Bu yorumlamada şair ya da yazarın, hayata bakış açısı, aldığı eğitim, yaşadığı dönem, içinde yaşadığı çevre etkili olur.
*Gerçek dediğimiz şey, değişikliğe uğrayarak edebî eserin dünyasına girer.
*Hayatın gerçeği ile sanatın gerçeği birbirinden farklıdır.
*En gerçekçi olduğu iddia edilen edebî eserler dahi yaşanmış olanı değil, gerçeğe uygun olanı dikkatlere sunar.
*Edebiyat, insana özgü özellikleri, kurmacanın dünyasında dile getirir.
*Gazete haberi, tıbbi makale, sözleşme… gibi metinler gerçekliği doğrudan doğruya ifade eder. *Roman, öykü, şiir gibi türler ise doğal gerçekliği, edebi ögelerle birleştirerek kurmaca gerçeklik haline getirir.
*Edebi gerçeklik, kaynağını diğer bilim ve bilgi alanlarının ortaya koyduğu sonuçlardan alabilir.

> Kurmaca: Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış olan.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön