UYAK (KAFİYE) – REDİF – İÇ KAFİYE - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

UYAK (KAFİYE) – REDİF – İÇ KAFİYE

EDEBİYAT > ŞİİR (COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER) > ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTİM)

UYAK (KAFİYE) – REDİF – İÇ KAFİYE:

a-Kafiye: Mısra sonlarındaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin benzerliğine kafiye denir.

Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözü,
Nücuma sor ki, bu kirpikler uyku görmüş ?

Not: Bir mısrada ekte diğer mısrada kökte olsa da kafiyedir. Önemli olan anlam ve görevlerinin farklı olmasıdır.

Kafiye Nasıl Bulunur?
*Bir şiirde kafiyeyi bulmak için öncelikle şiirin mısraları arasındaki ses uyumu bulunur.  
*Bunun için her mısraın son kelimesinden başlanarak benzer olan kelime ve ekler işaretlenir.  
*Aynı anlam ve görevdeki ek ve kelimeler ayrılır. Bunlar rediftir.
*Geri kalan, aynı anlam ve görevde olmayan sesler kafiye olarak alınır.

*Örneğin farklı dizelerin son kelimeleri “göller” ve “seller” olsun.  
* “-ler” aynı anlam ve görevde olduğu için kafiye olmaz. Rediftir.
* "göl ve sel" sözcüklerindeki “-l” sesleri benzemektedir.
* “-l” kafiyeyi oluşturmuştur.


Kafiye (Uyak) Çeşitleri:

a1- Yarım Kafiye:
*Tek sesin benzeşmesi ile oluşan kafiyedir.

Üstümüzden gelen boran kış gibi
Şahin pençesinde yavru kuş gibi
Seher sabahında rüya düş gibi
Çağıta bağırta aldı dert beni


/Not: Bazı kaynaklarda oluşma yerleri (ağızdaki şekillenme noktaları) birbirine yakın olan ünsüzlerin de (c-ç, c-j, s-ş, l-r, ğ-y, ka-ke, d-t, z-s) yarım uyak yapıldığı görülmektedir.  

“Şehrin eleminden bir uzak merhaledeydim,
Fânîleri gökten ayıran perdeye değdim.”
(Bu bilgiye göre beyitte -dim ekleri redif, ağızdaki şekillenme noktaları birbirine yakın olan y ve ğ sesleri ise yarım uyaktır.)


a2- Tam Kafiye:
*İki sesin benzeşmesiyle oluşan kafiyedir.

Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum,
Kimdir o, nasıldır diye rüzgarlara sordum,
Hulyamı tutan bir büyü var onda diyordum.
Gördüm: Dişi bir parsın elâ gözleri vardı.


a3- Zengin Kafiye:
*Üç ya da daha çok sesin benzeşmesi ile oluşan kafiyedir.  

Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,
Soğuk bir mart sabahı.. Buz tutuyor her soluk.


a4- Cinaslı Kafiye:
*Anlamları ayrı, fakat yazılış ve okunuşları aynı olan kelime ve kelime gruplarının mısra sonunda tekrarı ile oluşan kafiyedir.
*Aynı kelimenin tekrarı rediftir, cinas değildir.

Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki asmaya
Ben yârimden vazgeçmem
Götürseler asmaya


a5- Tunç Kafiye:
*Kafiyeyi oluşturan sözcüklerden birinin diğerinin içinde geçmesine “tunç kafiye” denir.
*Tam ve zengin kafiyelerden ve rediften oluşabilir.

Bursa’da eski bir cami avlusu
Mermer şadırvanda şakırdayan su       

>>>su’lar tunç kafiye (tam kafiye)


Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var    

>>>var’lar tunç kafiye  (zengin kafiye)


Düşmanın sitemi yürekler ezer
İnsan bu kahr ile canından bezer  
Gülşende yabancı köpekler gezer
Erler meydanında insan kalmamış.

>>> ezer’ler tunç kafiye  (ez’ler tam kafiye, er’ler redif)



b- Redif:
*Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine "redif" denir.

Not: Redif, şiirde, ek, sözcük, sözcük grubu veya dize halinde bulunabilir.

Bu ıslıkla uzayan, dönen, kıvrılan yollar (sözcük halinde)
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar

Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu (ek halinde)
Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu

Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlam seni (dize halinde)
Yuvadaki kuşlar ile
Çağırayım Mevlam seni



c- İç Kafiye:
*Mısra içinde fazladan yapılan ve mısra sonlarındaki uyakla uyumlu olan ses benzerliğidir.

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efganım kara bahtım uyanmaz mı.

/Not: Cümlelerin ya da bir cümle içinde birden çok sözcüğün sonlarındaki ses benzerliğine seci denir. Seci, düzyazıda (nesirde)  kullanılan uyak olarak da tanımlanabilir.  

Örnek:
“İlahi, kabul senden, ret senden; şifa senden, dert senden. İlahi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.”



Kafiye Anlayışları:

a) Göze göre kafiye anlayışı:
*Divan şairleri tarafından benimsenen kafiye anlayışıdır.
*Arap alfabesine göre çıkış noktaları birbirine yakın olan seslerin aynı ses sayılması bu anlayışta kafiye olarak kabul edilmez.
*Bu anlayışa göre dize sonlarında mutlaka aynı ses kullanılmalıdır.

Zerre-i nurundan iken muktebes
Mihr ü mehe etmek işaret abes”

abes عبت
muktebes مقتبس

dizelerinin son sözcükleri Arap alfabesine göre iki ayrı harfle “se ve sin” yazıldığından kafiye olarak kabul edilmez.  
*Göze göre kafiye benimsendiği için bu iki sesin görünüşleri birbirinden farklıdır.


b) Kulağa göre kafiye anlayışı:
*Sadece ses benzerliğinin benimsendiği kafiyedir.  
*Çıkış noktaları aynı olan sesler dize sonlarında tekrarlandığında kafiye kabul edilir.
*Örneğin; dize sonunda Arap alfabesinde “se” – “sin” veya “sin” – “sad” harfleri kafiyeli kullanılabilir. Ya da “ç” ve “ş” harfleri kafiyeli sayılabilir.
*İslamiyet’ten önceki dönemde, halk şiirinde ve tekke şiirinde, Servet-i Fünun ve sonraki tüm dönemlerde edebiyatımızda hâkim olan kafiye anlayışıdır.



Kafiye Şeması (Uyak Düzeni):

a. Düz Kafiye:   “aaaa”, “aaba”, “aaab”, “aabb”

Hiç anılmaz olmuş atalar adı,   a
Beşikte bırakmış ana evladı.  a
Kırılmış yetimin kolu kanadı,    a
Zulüm pençesinden amân kalmamış. b


b. Çapraz Kafiye:  “abab”

Hayran olarak bakarsınız da   a
Hülyanızı fetheder bu hali   b
Beş yüz sene sonra karşınızda   a
İstanbul fethinin hayali   b


c. Sarma Kafiye:  “abba”

En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü. a
Titrek elleriyle gererken yayı,    b
Her yandan bir merak sardı alayı, b
Ok uçtu, hedefin kalbine düştü. a


d. Mani Tarzı Kafiye: “aaba”

Ağam derim naçarım a
İnci mercan saçarım a
Dünya deniz olunca b
Ben kuş olup kaçarım  a


e. Örüşük Kafiye:  aba  bcb   cdc

Hayat yolu ortasında kendimi a
Karanlık bir orman içinde buldum. b
Anladım yolumu kaybettiğimi. a

Aklıma geldikçe hâlâ korktuğum   b
Bir yabani, haşin, büyük ormanı c
Anlatırken bile ürperiyorum. b

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön