MAKALE - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

MAKALE

EDEBİYAT > METİN TÜRLERİ > DÜZYAZI TÜRLERİ

MAKALE:

*Makale, belirli bir konuda, bir görüşü, bir düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için yazılan yazı türüdür.
*Herhangi gerçeği açıklığa kavuşturmak, bir konuda görüş ve tezler ortaya koymak ve bir hipotezi savunmak, desteklemek için yazılmış olan yazılara da makale denir.
*Gazete, dergi ve internette yayımlanır.
*Seçilen konuya göre uzun ya da kısa yazılabilir.
*Makalelere genellikle kısa ve çarpıcı başlıklar konması gerekir.
*Makale yazmak uzun bir araştırma ve bilgi toplama aşaması gerektirir. Bu yüzden süre olarak sabır ister.
*Yazmaya başlamadan önce, makale yazılacak konu ile ilgili olarak geniş bir araştırma yapmak, tüm kaynakları taramak, bilgi fişleri oluşturmak gerekir.
*Somut ve nesnel özellikler ön plandadır.
*Makalede kesinlik söz konusudur.
*Söylenenler bir sonuca ulaştırılır.
*Belirli bir konu yoktur. Her konuda yazılabilir.
*Makale, temeli düşünce olan yazı türüdür.
*Düşünsel plânla yazılır.
*Anlaşılır, sade ve ciddi bir dil kullanılır.
*Anlatım yalın ve yoğundur.
*Yazar anlattıklarının doğruluğuna güvenmeli, anlattıklarını bir mantık çerçevesine oturtabilmelidir. Her anlattığı, önceki anlattıklarıyla çelişmemelidir.
*İşlenen konu kendinden önceki söylenmişlerden, yazılmışlardan ayrı olmalıdır.
*Okuyucuya konunun önemini kavratabilmek için örnekleme, karşılaştırma, tanık gösterme gibi anlatım yollarından yararlanmalıdır.
*Gazetelerin ilk sayfalarındaki makaleye başmakale denir. Gazetenin başmakalesi genellikle aynı yazar (başyazar) tarafından yazılır. Gazetenin dünya görüşünü ve olaylara bakış açısını belirler. Gazetenin okuyucu sayısı üzerinde de etkilidir. Kimi insanlar, başyazar gazete değiştirdiğinde ya da beğendikleri makale yazarı artık eskisi kadar etkili ve tutarlı yazmadığında gazetelerini değiştirirler. Bu yüzden makale yazmak çok önemlidir.
*Makalenin ülkemizde tanınması, gazetelerin yayımlanmasıyla olmuştur.
*Batıda çok eski örnekleri bulunan bu tür, bizde ilk örneklerini Tanzimat Dönemi’nde vermiştir. *Şinasi’nin Agah Efendi ile birlikte çıkardığı ilk özel gazete Tercüman-i Ahval’in ilk sayısında yayımlanan ve Şinasi’nin yazdığı Mukaddime (ön söz) başlıklı yazı, bizde ilk makale olarak kabul edilir. Bu makale bugünkü anlamda çağdaş makalenin tüm özelliklerine sahip değildir.
*Gerek Tanzimat Dönemi’nde, gerekse Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati Dönemi’nde yazılan makaleler, eleştiri-polemik karışımı ürünler olduğundan gerçek anlamda makale türünden uzaktırlar.
*Bu tür bizde ancak Cumhuriyet Dönemi’nde çağdaş bir kimlik kazanmıştır.
*Bugün birçok yazar ve bilim adamı çeşitli konularda ve çeşitli dergi ve gazetelere bu türde yazılar yazmaktadır.
*Bu alanda ilk ünlülerimiz ise Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat, Ahmet Vefik Paşa, Şemseddin Sami, Hüseyin Cahit, Süleyman Nazif, Muallim Naci, Beşir Fuat, Ziya Gökalp, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Peyami Safa, Falih Rıfkı Atay, Halit Fahri Ozansoy, Fuat Köprülü, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Yaşar Nabi’dir.



>Makalenin Bölümleri:

Giriş Bölümü:
*Öne sürülecek sav, görüş ya da düşünce, yazının girişinde sergilenir.
*Makalenin en kısa bölümüdür.
*Makalenin geneline göre bir iki paragrafı geçmez.
*İyi bir giriş, makalenin oluşmasını sağlayabilir.
*Giriş bölümünde yazıdaki fikir gelişiminin hangi yönde olacağı saptanır.
*Makalelerde girişin çok ustaca ve özenle biçimlendirilmesi gerekir.

Gelişme bölümü:
*Gelişme bölümünde, giriş bölümünde dile getirilen konu açıklanır, makalenin yazış amacı ve bu amaca yönelik bilgi, belge ortaya konularak tez savunulur, antitezler çürütülür.
*Konu ile ilgili bilgi ve belgelerin ele alınıp işlendiği, konunun genişletildiği ve ortaya konmak istenen fikrin doğruluğuna deliller gösterildiği bölüm, gelişme bölümünü oluşturur.
*Bütün fikir yazılarında olduğu gibi makalede de gelişme bölümünde açıklanacak fikirlerin derli toplu olması lazımdır.
*Bu bölümde ileri sürülen görüşlerin doğruluğunu ispatlamak için kanıtlar gösterilir, karşılaştırmalar yapılır, sayılar ve örnekler verilir.

Sonuç Bölümü:
*Bir bakıma özetleme bölümü sayılabilir.
*Başta ileri sürülen sonra açıklanan görüş, sonuç bölümünde -genellikle- bir paragrafta yinelenir.
*Asıl işlev, burada yazının etkisinin doruğa ulaştırılmasıdır.
*Ele alınıp işlenen, geliştirilen konunun hükme varıldığı ve o konunun ana fikrini oluşturan kısım sonuç bölümüdür.
*Bu bölümde yazar söylediklerinin tümünü belli bir sonuca ulaştıracak biçimde bir iki cümle ile sonucu vurgular.


Sohbet ile Makale Arasındaki Farklar:
*Makalenin konuyu derinlemesine incelemesine karşılık, sohbetlerde konu yüzeysel incelenir.
*Makalelerde işlenen fikir savunularak ispatlanır. Sohbetlerde ise, ispat gayesi yoktur.
*Makalelerde daha ciddi ve sağlam ilim dili kullanıldığı halde, sohbetlerde samimi bir konuşma dili kullanılır.


Makale ile Fıkra Arasındaki Farklar:
*Makale yazarı ele aldığı fikirleri bilimsel bir yaklaşımla incelerken, fıkra yazarı kişisel görüşle ele alıp inceler.
*Makalede yazar fikirlerini kanıtlamak zorundadır. Bunun için sağlam güçlü kanıtlar göstermesi gerekir. Fıkrada ise böyle bir zorunluluk yoktur. Fıkra yazarı isterse ispatlama yoluna gider isterse gitmez.
*Makale, bilimsel bir yazı olduğu için resmi ve ciddi bir anlatım kullanılır. Fıkrada ise samimi, rahat ve içten bir anlatım vardır.


Makale ile Deneme Arasındaki Farklar:
*Denemeci özgürce seçtiği bir konu üzerinde kişisel görüşlerini okurlarıyla dostça paylaşırken okuyucuyu düşündürme amacı taşır. Yazınsal bir dil kullanarak toplumun geneline hitap eder.
*Makaleci ise öğretmeyi, bilgilendirmeyi amaçladığı için bilimsel belge, anket ve istatistikler gibi verilerle savını kanıtlama yoluna gider. Bilimsel ve terimsel bir dil kullanarak konuyla doğrudan ilgisi olan sınırlı bir okura seslenir.

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön