RÖPORTAJ - TYT TÜRÇE - AYT EDEBİYAT ( YKS ) / SONER HOCA

İçeriğe git

Ana menü:

RÖPORTAJ

EDEBİYAT > METİN TÜRLERİ > DÜZYAZI TÜRLERİ

RÖPORTAJ:

*Yazarın okuyucularına bir konuyu inandırmak için, kişi, eşya, eser ya da bir yerle ilgili yaptığı incelemeleri, fotoğraflarla süsleyerek, kendi görüşlerini de katarak yazdığı gazete ve dergi yazılarına röportaj denir.
*Röportaj kelimesinin kökeni, Latincede 'toplamak', 'getirmek' anlamlarında kullanılan "reportare" kelimesine dayanır.
*Röportaj yapacak kişide üstün bir görüş, anlayış ve gözlem yeteneği olmalıdır.
*Röportaj, bir çeşit haberdir. Fakat röportajda bilgiden başka, yazarın izlenimleri, düşünceleri, görüşleri de yer alır.
*Röportajı hazırlayan kişi, konuyu iyice öğrenmeli, yerinde ve gerekli incelemeleri yapmalı, gerekli belgeleri toplamalıdır.
*Röportaj türü, gazeteciliğin gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu nedenle röportaj, özellikle gazetecilerin uyguladığı bir türdür.
*Günümüzde radyo ve televizyon da çok önemli bir röportaj aracı konumundadır.
*Röportaj, bir gazete yazısı olmasına karşın, gezi türüyle iç içe olması, bazen sanatsal kaygılarla kaleme alınması, sıradan bir aktarma değil de özel bir yorum, değerlendirme değeri taşıması gibi özellikleriyle, edebiyat türü olarak da kabul edilmektedir.
*Röportaj, hem gezi yazılarının hem makalenin özelliklerini taşır.
*Makale gibi dayandığı sağlam bir düşünce, bir tez vardır.
*Yazar; sorunu yerinde inceleyerek, gezip görerek, halkla, varsa mağdurla ve yetkili kişilerle konuşarak; fotoğraf, belge, istatistik bilgiler… gibi bilgilerle destekleyerek okuyucunun bilgisine sunar.
*Uzunluğu çoğu zaman makaleden fazladır. Bazen bir röportaj yazısı gazetenin iç sayfalarından birinde dizi halinde günlerce yayımlanır.
*Okuyucunun sıkılmadan, merakla, okuduğu bir yazı bir türüdür.
*Röportaj yazarının toplumsal sorumluluğu diğer yazarlardan daha çoktur.
*Yazar evindeki köşesine çekilip yazamaz. Hem fotoğrafçı titizliği ile çalışacak; hem de yerine göre kimi zaman sevecenlikle, kimi zaman ısrarlı ama hiçbir zaman sırnaşık olmadan, haddini bilerek, insan haklarını da çiğnemeden soruşturma yapacaktır.
*Düşünsel plânla yazılır.
*İşlenen konu; toplumsal, sanatsal olay ya da olgu olmalıdır.
*Röportaj yazıları zamanla tarihsel belge olabilir.
*Yapısına daima öznellik hâkimdir.
*Röportaj, gerçekleri, öznel yaşantılarla harmanlar.
*Yalın biçimde kaleme alınmış basit haberden, gerçekleri yansıtan karmaşık haberden daha ayrıntılı, daha canlı bir anlatım biçemine sahiptir.
*Bir röportajda insanların da söze katılmaları önemlidir. Bu, anlatımı canlandırır ve aktarılan yaşantıya doğrudan bağlantıyı sağlar.
*Yaşanmış olanlar doğrudan olduğu gibi aktarılır.
*Röportajlar, yurtiçi ya da yurtdışı; siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel, vb. bir konuda olabilir. *Dünyada pek çok ünlü edebiyatçı, aynı zamanda röportaj yazarlığı da yapmıştır.
*Bunlar arasında Jack London, Hemingway, Ehrenburg, Şolohov, Sartre vb. anılabilir. Malaparte ile Raymond Cartier de, gazetecilikten yetişme röportaj yazarlarındandır.


>Türkiye'de röportaj:
*Türk basınında röportaj türü, başlangıçta mülakat niteliğinde gelişmiştir.
*Özellikle 1960'tan sonra, Türk toplumunun çeşitli sorunları kamuoyuna duyurulurken, edebiyatçılarımızın röportaj türünden oldukça başarılı bir biçimde yararlanmaları, röportaj tekniğinin gelişmesini, röportajın gazetelerin vazgeçilmez bir birimi haline gelmesini sağlamıştır.
*Basınımızda röportaj türünde başlıca yapıtlar veren gazeteci ve edebiyatçılar:
Ruşen Eşref Ünaydın, Hikmet Feridun Es, Mustafa Baydar, Gavsi Ozansoy, Falih Rıfkı Atay, Abdi İpekçi, Yılmaz Çetiner, Nurullah Berk, Fikret Otyam, Necmi Onur, Dursun Akçam, Yaşar Kemal, Hikmet Çetinkaya, Mete Akyol, Mustafa Ekmekçi, Halit Çapın

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön